SUÇLU KİM???

Ayşe Taşın tarafından tarihinde yayınlandı

Tik…

Tak…

Tik…

Tak…

Geliyor…

Herkesin diline bu kelime dolaşmış durumda geliyor…

Peki ne?

Bu gelen ne diye sorduğumuzda cevap hep aynı…

Kıyamet…

Peki, insanlar bunu neye dayanarak söylüyor…

Ben size şöyle izah edeyim. Felaketler…

Bir yandan deprem felaketleri, bir yandan virüs felaketi, bir yandan çığ felaketi, öte yandan yangınlar, zehirlenmeler ve daha neler neler…

İnsanlar virüs korkusuyla dışarı çıkamıyor, deprem korkusuyla da evine giremiyor…

Çok garip değil mi sizce de?  Kıyamete ne kadar da benziyor.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi ortada dolaşan yeni bir haber…

Filozof çocuk Atakan Kayalar…

Ve bir söylenti var dillerde Atakan İndigo çocuk mu?

Peki, gerçekte olan ne?

Atakan kayalar kim?

Bir anda neden böyle gündem olmuş durumda?

Neslimizden olan bu 10 yaşındaki çocuğun nihilizm, özgürlük, demokrasi, anarşizm ve evrim gibi kavramlar üzerine konuşması normal karşılanabilecek bir şey mi?

Belki bu durum bazılarının çok hoşuna gitmiş olabilir lakin bu normal bir durum değil…

İsterseniz öncelikle İndigo çocuklar ve bunların oluşma sebeplerinden bahsedelim.

İndigo çocuklar DNA’sı ile oynanmış yarı robotik yarı insan olan çocuklardır. Bu çocukların bakışları obsesif hareketler verir. Bu çocuklar alışılmışın dışında zekidir, özgüvenleri yüksektir, otoriteye karşı çıkar, çok canlı ve hareketli olmalarının yanında onların sezgileri de oldukça güçlüdür.

İndigo çocuklar yeni bir çağ teorisine göre özel, sıra dışı ve bazen olağanüstü yeteneklere ve özelliklere sahip olduğuna inanılan çocuklara verilen isimdir. İndigo çocuk kavramı 90’ların sonunda kitaplar ve sonraki yıllarda filmler ile ilgi kazanmıştır.

Bu çocukların kendi yaşıtlarına göre daha empati ve yaratıcı olmaları, telepati ve paranormal yeteneklere sahip olma gibi durumlarıyla insan ırkının bir sonraki aşaması olarak yorumlanır. Bu çocukların bazı çevrelerce dünyaya belli bir misyonla dünyayı değiştirmek, barış getirmek gibi nedenlerle geldiklerine inanılır ve enerjilerinin çok yüksek olduğu söylenir.

Bu çocuklar çevrelerine göre genellikle şu düşüncelere sahiptir. “Dahiyim fakat toplum beni anlamıyor. Hayat görüşüm faklı sisteme adapte olamıyorum. Bu yüzden de hayatta başarısız oluyorum” yani kendilerini diğer insanlara karşı ayrıcalıklı görürler.

İndigo çocukların birinci rolü, gerçeği bulmak ve aldatmacayı açığa çıkarmak gibi görünür. Bu çocuklar genelde ebeveynleri ve öğretmenleri tarafından aşırı meraklı dik başlı çocuklar gibi görünebilirler.

İndigo çocuklar kendilerini dünyaya değişim yaratmak ve insanlığı ruhsal olarak uyandırmak için gelmiş bir kişi olarak görürler.

Yaşlı ruhlar olarak tanımlanan bu çocuklar aynı zamanda güçlü sezgilere ve vizyonları görme gibi çeşitli manevi armağanlara sahip olduğu düşünülmektedir.

4 farklı indigo çocuk tipi vardır. Bunlar; insancıl, kavramcıl, sanatçı ve boyutlar arasıdır. Genel özellikleri birbirine yakın iken yalnızca ilgi alanları farklıdır. Genel de otizm ve hiperaktif çocuklarla karıştırılmaktadır. Ancak bu durumun onlarla bir ilgisi yoktur.

İndigo çocukların yanı sıra bir de kristal çocuklar vardır. Bunlar da indigo çocuklarda olduğu gibi genleri değiştirilmiş çocuklardır. Özellik yönünden indigolarla benzerlik gösterseler dahi kristal çocuklar indigo çocuklara göre iyimserdirler.

Şimdi gelelim asıl meseleye…

Tamam, genleri değiştirilmiş anladık diyorsunuz…

Peki, bunun arkasındaki güç ne?

Küresel Güçlerin kurmuş olduğu bir oyun bu…

Bu oyun için Niveç adında bir tarikat bile kurulmuş.

Bunların sözcülüğünü ve sahipliğini yapan bir akım var. Bu akımın dini ise niveç dinidir.

Bu tarikatın amacı dinler üstü bir din yaratarak, şeytani öğeleri bir din haline getirmektir.

Bu amaçla da diyorlar ki; ‘Biz yeniçağa, altın çağa girerken dünyayı kristal çocuklar ve indigo çocuklar kurtaracak.’

Bu çocuklar sıradan insanlar değiller. Sıradan insanların şu kadar çakrası varsa, bunların bu kadar çakrası var. Bunlar bambaşka bir uzaydan geliyorlar diye bir sürü şey ileri sürüyorlar.

Hatta olayı abartarak uzaydan geldiğini söyleyen bile var. Bu çocukların dünyayı kurtaracaklarına inandıkları için onlara Mesih diyen bile var…

Bu küreselcilerin dünyaya empoze etmeye çalıştıkları bir projedir. Ama aslına bakıldığında şeytani bir proje… Çocukları istismar eden, kullanan bir proje…

Bu Türkiye’de de işleyen bir sistem ama görüldüğü kadar masum değil. Türkiye’de bunlarla ilgili yapılan Türkçe yayınlar ve İnternet siteleri var.

Türkiye de bunun ciddi bir ayağı bulunmaktadır. Kristal ve indigo çocukların buluşmalarını sağlayan, onlar için kamplar düzenleyen bir sistem var. Niveç tarikatı çok ciddi faaliyetler yürütmekte, kristal ve indigo çocuklarda onlar için bir materyal görevi görmektedir.

Ve asıl olarak bu projenin altında yatan isim ise israil…

Rahmetli Cevat Rıfat Atilhan’ın kitaplarında da bu proje geçmektedir.

Bu projeye göre İsrail 0-6 yaşına kadar çocukları inceler. Bu çocukların yetenekleri ölçülerek kana meyilli olanların suikastçı, bilime meyilli olanların ise bilim adamı olarak yetişmesine karar verilir.

Şimdi buraya kadar bir problem yok diyorsunuz ama asıl iş bundan sonra başlıyor işte…

Ne olacağına karar verilen çocukların israile sürekli biat etmeleri için genleri ile oynanıp kişilik bölünmesine uğratılırlar…

İşte ipler tam da burada kopuyor…

Bir düşünün bakalım ülkemizdeki ürünlerin yarısından fazlası İsrail ürünü değil mi?

Peki, İsrail alıp götüremediği çocukları nasıl kendine biat ettirecek sandınız işte bu genlerle oynama yoluyla…

Peki, şimdi size şöyle bir soru daha yöneltmek istiyorum. Neden 4-5 yaşlarında kuran hafızları olan çocuklar gündem olmuyor da evrim üzerine bu kadar konuşan bir çocuk gündem oluyor? Acaba bunun arkasında küresel güçlerin bu çocukları bulmaları için kurulan bir oyun olamaz mı?

Peki, bu indigo ve kristal çocuklar geleceğin kurtarıcısı mı felaketi mi olacak…

Biyolog Dr Aidin Salih bu konu hakkında;

Ben onların Deccalın askeri olacağını düşünüyorum. Zaten onlarda bunu saklamıyor ki. “Bizler hükümetin başına geçeceğiz, bütün kuvvetleri ele alacağız” diyorlar. Demiştir.

Şimdi Atakan’a geri dönecek olursak Atakan indigo çocuk mu bilemem ama Atakan’ın fikirlerinin bu raddeye gelmesinde okuduğu kitapların büyük bir etkisi bulunmaktadır.

Burada üstadın şu sözünü sizlerle paylaşmak isterim; Elifba okumayan çocuğa felsefe-i tabiiye dersi verilmez.Böyle olmadığı takdirde olanı kendi gözlerimizle gördük.

Açıkça söylemek gerekirse ben bu yaşımda bile imanımı tam manasıyla kuvvetlendirmeden o kitapları okumaya cesaret edemem. İnsan önce kendi dinini tam manasıyla bilmeli ki ona gelen fikirler o insanı zehirlemesin.

Mesela inanmayan bir insana sorduğunuzda size felsefe ile cevap verir. Çok araştırdım der durur. Peki, kuran-ı kerim okudun mu? İslam dinini araştırdın mı? Denildiğinde cevaplar genelde  ‘hayır’ şeklindedir.

İnsan bilmediğinin düşmanı, bildiğinin ise fikri savunucusu olur. Atakan da olan durumda tam olarak bu… Bilmediğine düşman bildiğini sandığına ise savunucu durumuna geçmiş durumda…

Son olarak dediğim gibi Atakan indigo çocuk olabilir de olmayabilir de…

Ama tek bildiğim şey önlem alınmadığı takdirde küresel güçlere kurban gideceği…

Çocuklarımızı israilin maşası yapmayacağız onlar saldırdıkça biz daha kuvvetli savunacağız. Elbet bir gün yorulacaklar, İşte o zamanda biz saldıracağız…

Hem unutmayın… Kıyametin gelmesi için rabbim bize egemenlik nasip edecek inşaAllah…

Selametle Kalın…

https://www.hurriyet.com.tr/onlar-yeni-insan-nesli-iste-size-kristal-cocuklar-10457530


1 yorum

Neşe · 4 Nisan 2020 16:47 tarihinde

Kalemine sağlık cancağızım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.