SEN BENİ YADIRGIYAMAZSIN!

Ayşe Taşın tarafından tarihinde yayınlandı

Irkçılık…

Görünüşte Muhammed Ali ile başlayan ve George Floyd ile tekrar gündeme gelen kavram…

Irkçılık…

Aslında dünyanın var oluşundan bu yana olan, hep birilerinin kendini üstün görme çabasından doğan ve Kabil’e Habil’i Öldürten kavram…

Irkçılık…

Efendimizin veda hutbesinde ısrarla men ettiği ve “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır.” Buyurduğu ve sahabesine vefat etmeden önce sıkı sıkıya tembih ettiği kavram…

Irkçılık…

Peki, nedir bu ırkçılık?

Neden dünya herkese yetecekken insanlar kendilerini üstün görme çabası içine girerler ki?

Irkçılık; Irkçı, insan ırklarının birbirlerine üstünlüğünü temel alan Irkçılık felsefesini benimsemiş kişilere verilen addır. Irkçı insanların göstermiş olduğu bu tutuma ise “ırkçılık” adı verilmektedir.

Irkçılık genel olarak çeşitli insan ırkları arasındaki biyolojik farklılıkların kültürel veya bireysel meseleleri de tayin etmesi gerektiğine ve doğal sebeplerle bir ırkın (çoğunlukla kendi ırkının) diğerlerinden üstün olduğuna ve diğerlerine hükmetmeye hakkı olduğuna duyulan inanç veya bu değerleri kabul eden doktrindir. Ortaya çıkış nedenleri arasında çoğunlukla ekonomik nedenleri olması yanı sıra düşünsel nedenlere de dayanmaktadır.

II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sı ırkçılık gerekçesiyle milyonlarca kişiyi öldürdü. Aynı zamanda Nazilerin Sovyet savaş esirlerine işledikleri suçlar da bu kapsamda gerçekleşti.

Yani sadece Amerika değil birçok kişi, birçok ülke bu ırkçılık konusunda bayrak taşımaktadır…

Şimdi bazılarınızın aklına “Peki ülkemizi sevip de onun için canımızı ortaya koymak da mı ırkçılık oluyor?” diye bir soru takılmış olabilir.

Efendimize bu soru sorulduğunda efendimizin cevabı bunun ırkçılık olmadığıdır. Bir insan ülkesini geldiği soyu, ırkını sevebilir, ancak ırkçılık, kendi milletini diğer milletlerden üstün görerek zulmetmektir.

Yani tam da az önce verdiğim örnekte olduğu gibi Nazilerin Alman ırkını en üstün ırk olarak görüp de geri kalan insanları öldürüp işkence etmeleri gibi…

Amerika’nın yıllarca yaptığı siyahî düşmanlık gibi…

Siyahîleri hor görüp öldürmesi gibi…

Dinimiz de ise ırkçılık kesin bir dille yasaklanmıştır.

Kuran-ı Kerim’de; “Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.”(Hucurat 13) buyrulmuştur. Yani üstün bir kavimden veya ırktan bahsetmiyor. Üstünlüğün ancak Allah’a yakınlıkta olacağını dile getiriyor.

Ve Efendimiz de bu konuyla ilgili olarak; “ Kim ırkçılığa çağırırsa bizden değildir. Kim ırkçılık üzere savaşırsa bizden değildir. Kim ırkçılık üzere ölürse yine bizden değildir.” diyerek ırkçılığa davet etmeyi, ırkçılık üzere savaşmayı ve ırkçılık üzere ölenin de bizden olmadığını söyleyecek kadar ırkçılığı yasaklamıştır. Dinimizde ırkı inkâr etmek yoktur. Ama ırkçılık dinimizde haramdır. İkisi arasındaki farkı çok iyi anlamamız gerekiyor. Yani Türk olmak ile Türkçü olmak, Kürd olmak ile Kürdçü olmak aynı değildir. Mezheplerde de böyledir. Örneğin; Hanefi mezhebinden olmakta bir sorun yoktur. Ama bir insan Haneficilik yaparsa bu kişi mezhepçilik yapmış olur. Günümüzdeki en büyük sorunlardan birisi mezheplere bağlı olmak değil, mezhepçilik yapmaktır. Yine ırklara bağlı olmak değil, ırkçılık yapmaktır.

Oysa dinimiz herkesi eşit ve kardeş saymıştır bunun en büyük göstergesi de namazdır…

Siyahî beyaz demeden, köle zengin demeden, yaşlı genç demeden hepsini aynı anda yan yana getirip aynı anda secdeye vardıran dinin güzelliğini görmemek akıl kârı mıdır?

Herkesin aynı anda huzura varıp da huzur bulduğu ve kimsenin kimseyi yadırgamadığı bir yer sizce de güzel değil mi?

Irkçılık işte tam da buna engel oluyor insanların kardeş olmasına ve huzur bulmasına engel oluyor…

Evet, gönül dostlarım,

ABD başta olmak üzere dünyanın her yerinde bir ur gibi yayılmaya devam eden bu düşünceden korunmalı ve korumalıyız…

Hem dinimiz, hem de insanlık gereği bu fikrin savunucularının önünde bir zırh gibi durmalıyız…

Çünkü bu dünya üzerinde barındırdığı her canlıya aittir bu dünyayı kimse sahiplenemez…

Bizi yaratan Rabbim her insanın dünyadaki hakkını verip de göndermiş…

Bazıları sömürerek yükselmiş, bazıları ise sömürüldükleri için küçük ve hor görülmeye hatta yok edilmeye başlanmış…

Ama bunun adı üstünlük falan değil ben bunu size tek kelimeyle tarif edebilirim; Canilik…

İnsanlık dışı yapılan faaliyetler…

Bir kişiyi sırf kendinden düşük gördüğü için öldüren veya zulmeden bir insana siz nasıl insan diyebilirsiniz ki o yüzden bunların yaptığını insanlık dışı faaliyetler olarak isimlendiriyorum…

Gelin gönül dostlarım,

Bu insanlık dışı oluşumun karşısında Çocuğunu korumaya çalışan anne gibi duralım…

Merhametimiz o annenin merhameti gibi sapasağlam olsun ki yıkılmadan mücadele edebilelim…

Yahudi, Hıristiyan, Müslüman ayrımı yapmadan dinimizi, insanlığımızı düşünerek yapalım…

Ecdadımızın yaptığı gibi zulme uğrayan her kim olursa olsun onları o zulümden kurtarmak için savaşalım…

Dinimizin emrettiği gibi savaşalım…

Ve unutmayın ki biz bu haksızlık karşısında susarsak zulmedenden farkımız kalmaz…

Hem unutmayın Haksızlık karşında susan dilsiz şeytandır ve zulme rıza zulümdür taraftar olsa zalim olur…

Şimdi kendimize şu soruyu yönelterek tarafımızı seçelim; “Zalim miyiz? Yoksa İnsan mı?” Eğer cevabınızı net bir şekilde verebiliyorsanız yapacağınız şeyi de biliyorsunuz…

Ya susacaksınız…

Ya da bas bas bağırıp dik duracaksınız…

Ve asıl hesap günü gelip çattığında Rabbimize verecek bir hesabımız olsun…

Unutma eğer şimdi sen yüz çevirirsen, ahirette de senden yüz çevirirler. Hangisi daha kötü?

Son olarak gönül dostlarım; bu dünyaya kimse ben kötü olacağım ben iyi olacağım diye gelmez. Herkes iyilik üzere doğar bunu bize en güzel gösteren ise çocuklardır…

Aynı şekilde nerede doğacağımızı, anne babamızı da biz tercih edemiyoruz. Yani düşün ki zulme uğrayan o polisin ayakları altında nefes alamıyorum diye inleyen sen de olabilirdin. Biz buna empati diyoruz ya, sende bir kendini orada o kişinin yerinde hayal et ve öyle yaşa…

Çünkü bugün sustuğumuz o şeyin yarın bize de olmayacağını bilemeyiz…

Bil ve ona göre yaşa…

Yaşa ki can olasın…

Yaşa ki can bulasın…

Bu dünya sevgisiz, nefretle yürümez…

O yüzden kimseden üstün görme ki kendini sevgi bulasın…

Ve her daim sevgiyle kalasın Gönül Dostum…

https://www.milliyet.com.tr/skorer/muhammed-aliden-george-floyda-abdde-irkcilik-bana-alisindan-nefes-alamiyoruma-6226228

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Irk%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k

http://m.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=565

https://www.hurriyet.com.tr/hz-peygamber-irkciligi-telin-ediyor-7190681

https://ilkha.com/guncel/dinimiz-irkciligi-yasaklamistir-85767

https://www.diyanet.be/Portals/0/VEDA%20HUTBESI.pdf

https://sorularlaislamiyet.com/haksizlik-karsisinda-susan-dilsiz-seytandir-sozu-hadis-midir-hadis-ise-kaynagini-verebilir-misiniz


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.