SAMİHA AYVERDİ

“Susarız; zira çok defa düşüncemizin afet kesilmiş dehşetine denk olan ifade, söz değil sükûttur.” Der Samiha Ayverdi.  Sükût, sessizlik gibi görünse de çoğu zaman zahir etmektir, zuhurdur.Sükût, batın olanı göstermektir fakat bunu söz gibi açıktan açığa yapmaz. Mahremiyeti koruyarak, tahsis ederek gösterir. İşte tüm sözlerinisükût ederek söyleyen, bu sırra nail olan, sözcüklerin mahremiyetine sadık olan Samiha Ayverdi, Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazardır. 25 Kasım 1905’te Şehzadebaşı semtinde, İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızı olarak dünyaya gelmiştir. Sosyal …

MAHREMİYET TOPLUMU: HUNZALAR

Gittikçe şeffaflaşan dünyada kaybedilmeye yüz tutmuş en önemli olgu mahremiyettir. İnsanlık olarak her şeyi ortada yaşamaya meyilli hale geldik. Öyle ki yediğimiz yemeği, yaptığımız yürüyüşü bile sadece sosyal ağlarda paylaşmak için yapıyoruz adeta. İnsan, en çok gizlenmeye ihtiyaç duyan varlık oysaki. Görünen şeyler bu dünyada kıymetini kaybederken insan da mahremiyetini açtıkça kıymetini kaybediyor. Değişen dünyada hepimiz bir şekilde şeffaflaşırken, bir topluluk var ki her şeyden izole yaşıyor. Kendi küçük dünyalarında, her şeyleriyle korunmuş vaziyetteler. Mahremiyetini …

SEVDA VE ÇOCUK MAHREMİYETİ

Ne demişti Neşet Ertaş: ‘’yazma gurban oluyum sevda sırrınan olur.’’ Bu sözü duyunca mahremiyetin bu denli güzel anlatıldığı başka bir söz var mı bilemiyorum. …mektupların, şiirlerin taşıdığı sevdalar zarfa kilitli kalbe gömülü sevdalar. Sevda sırrı ve mahremiyeti üzerine sizlerle hasbihal edelim istiyorum. Gece sokak lambalarının aydınlattığı loş ışıktan kar tanesi aydınlığını izlemek gibidir sevda. Bir mektupla taşınan şiirlere konu olan aşkın mahremiyetidir sevda. Mektup ve zarf ilişkisinde bile bir mahremiyet gizlidir. Yazılan her ne ise …

KIRDAKİ ZAMBAK VE GÖKTEKİ KUŞ

Kitap Adı: KIRDAKİ ZAMBAK ve GÖKTEKİ KUŞYazar: SØREN KİERKEGAARDSayfa Sayısı: 55Basım Yılı: 1. Basım 2020Yayınevi: Pinhan Yayıncılık Bu ayın mercek altına alarak inceleyeceğimiz konusu olan “İdrâk” kavramına girmeden önce “Kierkegaard da kimmiş” diyenler için kısaca tanıtalım. Søren Kierkegaard, 1813-1855 yılları arasında yaşamış olan Danimarkalı filozof ve teologtur. Varoluşçuluk ekolüne bağlıdır hatta kurucularındandır diyebiliriz. Felsefesinde bireyi merkeze almıştır. Katı bir dini eğitim içerisinde büyümüş, mevcut Hristiyanlığın yozlaşmış olduğunu söylemiş ve eleştirmiştir. İdrâk kavramına, etimolojik olarak bakacak …

İDRAKİ İDRAK EDEN ADAM: NURULLAH GENÇ

İdrak mefhumuna sözlükte; anlama yeteneği, anlayış, kavrayış manaları verilir. İdrak, insanı özel kılan bir kavramdır çünkü ‘idrak’ e akıl ile erişilir. Bu özellik ise eşref-i mahluk olan insana özgüdür. İdrak; (bir olguya) erişme, kavuşma, ulaşma anlamlarına da gelir. Yani bütün kavramlar, idrak mefhumuyla yine idrak edilir. Ama idrak edilmesi gereken ilk mefhum, hepimizin sahip olduğu hayattır. Çünkü hayat idrak edilme ehemmiyetine sahiptir. Hayatı gerçek manada idrak eden Nurullah Genç, bu hayatı niçin yaşadığını, nasıl yaşaması …

BİZİM BÜYÜK HİKÂYEMİZ

Kitap adı: HAYATIN SATIR ARALARI Yazar: MAHMUD EROL KILIÇ Sayfa sayısı: 176 Basım yılı: 7. BASKI EYLÜL 2019 Yayınevi: SUFİ KİTAP “Kişi kendini bilmek gibi irfân olmaz.” der ârifler. En önemli bilmenin kendini bilmek olduğunu söylerler. Bu ay da tam olarak bu bilme kavramını anlamaya çalışacağız, yani irfânı. Sözlük anlamı itibariyle “bilme, bilgi” anlamına gelen İrfan kelimesi, mânâsının çok üstünde bir derinliğe sahiptir. Sözde bir bilmeden ziyade derûni bir bilmeye vurgu yapılır. Kitabımızdan yola çıkarak …

İRFAN YOLUNUN YOLCUSU: YUNUS EMRE

İrfan mefhumunun vücut bulmuş halidir Yunus Emre. Ve şu mısralar dilinden değil, gönlünden dökülmüştür:       İlim, ilim bilmektir       İlim kendin bilmektir,       Sen kendini bilmezsen       Bu nice okumaktır?       Yunus Emre der hoca       Gerekse bin var hacca,       Hepsinden iyice       Bir gönüle girmektir.  Sözleriyle gönüllere giren gönül adamı Yunus Emre, 1240 yılında Orta Anadolu havzasında, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan Sarıköy’de doğmuş ve burada yetişmiştir. Bilahare yolu Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Taptuk Emre …

KUDÜS ŞAİRİ

Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum. Ayarlanmadan Kudüs’e Boşuna vakit geçirirsin, Dedi Nuri Pakdil.Ve her lahzasını Kudüs için geçirdi. Kudüs’teki yalazlarla,Maraş’ta yandı eş zamanlı . 1934 yılında Maraş’ta doğan Kudüs şairi ilkokul çağlarında başladı yazı serüvenine. Ortaokula üç yıl gecikmeli başladı. Kudüs’ü 1954 senesinde bir lise öğrencisiyken Hamle isimli dergisine işleyen Nuri Pakdil aynı zamanda bizlerin gönlüne de işledi. 1959 yılında İstanbul Hukuk Fakültesini kazandı ve buradan mezun oldu. Askerliğini Bitlis’te yaptı. Hukuk müşavirliği ve …

KALBİM KUDÜS’TE KALDI

Kitabın Adı: Kalbim Kudüs’te kaldı Kitabın Yazarı: Ahmet Turgut Sayfa Sayısı: 574 Basım Yılı: Nisan 2017 Yayınevi: Kapı Yayınları “İKİ KALBİN BİRLEŞTİĞİ ŞEHİR” “Gökte yapılıp yeryüzüne indirilen şehir.” Böyle diyordu şair Kudüs için. Yüzyıllar boyunca çeşitli milletler tarafından ele geçirilmiş, kimileri şehri yıkıp yerle bir etmiş, kimileri gözü gibi koruyup kollamaya çalışmış. Hem biz Müslümanlar için hem de Hristiyanlar ve Yahudiler için yaşanmışlığı olan ve kutsal kabul edilen yeryüzündeki tek şehir Kudüs. Her bir taşında …

BAŞLANGICIN TOHUMLARI

Dünya tarihinin en kutlu başlangıcının bir medeniyete dönüşme çalışmalarının başladığı yer… İslamiyetin ilk vakfiyesinin sahibi… Nübüvvete kucak açan sahabi… Evini bir mektebe çeviren kutlu insan… Erkam bin Ebü’l Erkam Mekke’nin soylu ve zengin kabilelerinden birine mensup olan Hazret-i Erkam’ın evi Beytullah’a çok yakın olması ile bilinir. Evinden Kâbe gözükürdü. Allah Rasulü’ne nübüvvet görevi verildiğinde henüz bir avuç Müslüman vardı Mekke’de. Bunlardan büyük kısmı da imanlarını gizlemek durumda kalmışlardı zira Mekkeli müşriklerin yoğun eziyetine maruz kalıyorlardı. …