Mevlana

admin tarafından tarihinde yayınlandı

Üç yüz âlimin birden gördüğü rüyayla Hz. Muhammed’in “Âlimlerin Sultanı” hitabına mazhar olan Bahaeddin Veled.
Daha çocuk yaştayken bile babası Bahaeddin Veled’in ardından yürürken görüldüğünde “Bir ırmak, koca bir ummanı peşine takmış sürükleyip gidiyor” diye hayret uyandıran, bugün de bütün dünyaya yaydığı ışıkla evrensel bir değere dönüşen Mevlana Celaleddin Rumî.
Ve Mevlana’nın hayatına güneş gibi doğan Şems-i Tebrizî.
Kısa sürede geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Okay Tiryakioğlu, bu kez tüm dünyanın gönlünde taht kurmuş bir tarihi şahsiyetin hayatını romanlaştırdı: MEVLANA
“İslam uygarlığının o günkü payitahtı konumunda olan Belh şehrinden bir iftira sonucu göç eden Mevlana’nın babası Sultanü’l-Ulema Bahaeddin Veled ve yakınlarının çile dolu yolculuğuyla başlayan kitap, Mevlana’nın herkese şaşkınlık veren manevi gelişimini ilmek ilmek dokuyor.
Mevlana’nın aşkla yoğrulan iç yolculuğunun ve bitmek bilmeyen çilelerinin bir nakış gibi işlendiği bu unutulmaz kitapta, tarihi bilgilerin ışığında anlatılmış çarpıcı bir hikâyeye tanıklık edeceksiniz. Mevlana’yla Konya sokaklarında yürüyecek, Şems’le sema yapacak, çağlar boyu ateşi hiç sönmeyen Mesnevi’nin doğuşuna tanıklık edecek ve tarihe damga vurmuş tasavvuf büyükleriyle birlikte ilahi aşkın şerbetini tadacaksınız. Güneş titrek açılımlarla batıya doğru seyrini sürdürürken, çileyle yoğrulan bir umudun doğuşunu müjdeliyordu adeta. En az kendisi kadar kudretli bir ışığın, Doğu’dan doğup Batı’ya doğru ışıldayışına şahitlik edecekti. “

Hepimiz çok iyi biliriz Mevlana ile Şems-i Tebriz’i arasındaki muhabbetin derinliğini. Tasavvuftaki ilahi aşk, bu iki Allah dostunun birbirlerini bulmasıyla yeni bir anlam kazanmıştır. Her ne kadar Şems, Mevlana’nın hocası olsa da bu sadece öğrenci öğretmen ilişkisi değildir. Bu yıllarca arayış içerisinde olan iki dostun, iki sırdaşın birbirini bulmasıdır.
Mevlana, Şems ile Konya’da buluştuğu zaman tamamıyla kemale ermiş bir şahsiyetti. Şems, Mevlana’ya ayna oldu. Mevlana, Şems’in aynasında gördüğü kendi eşsiz güzelliğine hayran oldu. Diğer bir ifadeyle Mevlana, gönlündeki Allah aşkını Şems’te yaşattı. Mevlana’nın Şems’e olan sevgisi, Allaha olan aşkının ölçüsüdür. Çünkü Mevlana, Şems’te Allah cemalinin parlak tecellilerini görüyordu. Mevlana açılmak üzere bir güldü. Şems ona nesim oldu. Mevlana aşk şarabı idi. Şems ona kadeh oldu. Mevlana zaten büyüktü, Şems onda bir gidiş, bir neşve değişikliği yaptı. Mevlana ile Şems üzerine söz tükenmez. Son söz olarak şöyle söyleyeyim. Şems Mevlana’yı ateşledi, ama karşısında öyle bir volkan tutuştu ki alevleri içinde kendi de yandı…


KAYNAKÇA
http://mevlana-mevlana.blogspot.com/2007/10/hazret-i-mevln-ile-ems-hakkinda.html

Mevlana Cealeddin ve Şems-i Tebriz!* Dr. Rasih GÜVEN Çev. Dr. Safi ARPAGUŞ**


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.