MAZLUMLARIN ÜLKESİ: AFGANİSTAN

Ayşenur Kaplan tarafından tarihinde yayınlandı

Yüzlerce yıldır dinmeyen acı…

Durmayan kan…

Zulmün, sömürünün emdiği ve bitiremediği topraklar…

Mazlumların katledildiği, insanlığın büyük devletlerin pazarlığına kalmış bir ülke…

Afganistan…

Sovyet Rusya ve Amerika’nın paylaşamadığı topraklar…

Müslüman olduğu için canı hiçe sayılan yüzbinlerce insan…

Afganistan’a ABD’nin müdahalesi gerçekleştiğinde küçük bir çocuktum. Orada ölen, acılar içinde kıvranan yüzlerce insan ekranlardan evlerimize geldiğinde çocuk vicdanım sızlamıştı. Orada ölen her insanın yerine kendimi koyup üzülmüştüm. Hala unutamadığım o görüntüler dünyanın Müslümanlar için bir azap olduğunu anlatmıştı bana. Gücü yetenin gücü yettiğini ezdiği bu dünyada bu mazlumları kim kurtacak diye daha o yaşlarda düşünürdüm, çözüm arardım.

Afganistan dünyanın iki süper gücü tarafından bir türlü paylaşılamayan bir ülke… şuan gündemimizde olmasa bile hala zulmün hüküm sürdüğü bir coğrafya. Zaten 21. Yüzyıl Müslümanlar için sadece acı, zulüm ve işkencedir.

Afganistan 7. Yüzyılda Müslüman olmuş bir ülkedir. İslamı kabul etmeleri ardından yerel yönetimler tarafından idare edilmiştir. 18. Yüzyıldan itibaren Rusya ve İngiltere bölgede hakimiyet yarışına girişmiştir. İlk İngiliz işgali geri püskürtülse de bir sonraki işgalde teslim olmak zorunda kalmıştır. 20. Yüzyılda İngiliz işgalinden kurtulsa da bu defa da Sovyet Rusya’nın işgali ile karşı karşıya kalmıştır. Afganistan asyanın kalbi niteliğinde bir ülkedir. Topraklarında petrolden doğal gaza pek çok değerli fosil yakıt ve maden bulunur. Bu yüzden son yüzyılda dünyanın güçlü devletlerinin göz diktiği topraklar olmuştur. Bölge halkı hiçe sayılarak sürdürülen mücadelede binlerce insan katledilmiştir. Ülkede siyasi çalkantı hep süregelen bir şeydir. Sovyet Rusya hakimiyeti altındayken ciddi bir propaganda dönemi hüküm sürmüştür. Halkın büyük çoğunluğu Müslüman olduğundan asimilasyon çalışmaları yapılmış, islamı kötü gösteren uygulamalarla bölge halkına ülkeyi cehennem etmişlerdir.

El-Kaide’nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek ABD’nin ülkeye müdahale etmesi ve işgal altına alması daha zor durumlara sokmuştur bölge halkını. Kıtalar ötesindeki bir mesafede olan devlet düzmece bir saldırıyla işgal hakkı olduğunu söyleyerek dünyanın gözleri önünde Afgan halkını katletti. Tüm dünya da tepkisiz kalarak bunu izledi. Bugün aynı şey Ortadoğu’da olurken yine sesimizi çıkartmıyoruz. Diyemiyoruz bu kadar uzak bir mesafedeki bir devletin Müslüman topraklarında işi nedir diye….

Afganistan işgalinde Türkiye Afgan halkının yanında olmaya çalışmıştır. Türkiye’nin hedefi Afgan devletinin toprak bütünlüğü ve egemenliğidir. Ülke olarak Müslüman kardeşlerimizin zülüm görmesine her zaman karşı çıktık. Hala da Afganistan konusunda onların yanında olmaya devam ediyoruz.

İslam ümmeti bir bütündür. Son yüzyıllarda bu ümmet bütünlüğünü bozmak için türlü türlü oyun oynanmış ve büyük oranda başarıya ulaşılmıştır. Ama bugün mesafelere rağmen müminler kardeştir hitabını tekrar diriltme vaktidir. Haritada yerlerini bile bilmediğimiz sayısız noktada İslam ümmeti zulüm görmektedir. Asıl mesafe kalptedir. Her gece yatağımıza uzandığımızda tüm ümmet için dua etmeliyiz ki ayetin kardeş olduğumuzu söylediğine iman etmiş olalım. İslam mesafelerin ötesinde bir dindir. Bir Müslümanın acısı hepimizin acısıdır. Eğer hissedemiyorsak, eğer dünya üzerindeki zulüm ve işkence rahatsız etmiyorsa bizi içimizde yanlış giden bir şeyler var demektir. Bu ay ödevimiz Müslüman coğrafyaları ezberlemek olsun… bilelim kaç parçaya bölünmüşüz nerelerindeyiz dünyanın….

Güçlü bir iman ve İslam birliği temennisiyle…

https://insamer.com/tr/afganistan_834.htm

Kategoriler: Şehir, Ülke

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.