İRFAN YOLUNUN YOLCUSU: YUNUS EMRE

Ahsen Şeyda tarafından tarihinde yayınlandı

İrfan mefhumunun vücut bulmuş halidir Yunus Emre. Ve şu mısralar dilinden değil, gönlünden dökülmüştür:

      İlim, ilim bilmektir

      İlim kendin bilmektir,

      Sen kendini bilmezsen

      Bu nice okumaktır?

      Yunus Emre der hoca

      Gerekse bin var hacca,

      Hepsinden iyice

      Bir gönüle girmektir.

 Sözleriyle gönüllere giren gönül adamı Yunus Emre, 1240 yılında Orta Anadolu havzasında, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan Sarıköy’de doğmuş ve burada yetişmiştir.

Bilahare yolu Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Taptuk Emre Dergahı’na düşer. Bu dergahta 40 yıl hizmet eder fakat hizmet ederken bir türlü feyze erişemediğini düşünür ve dergahtan ayrılır. Ne var ki dergahtan ayrıldıktan sonra yaşadığı mucizevi olaylar ona mertebesini gösterir.

Bunu gören Yunus Emre pişman olup derhal Taptuk Emre’nin dergahına döner. Af dilemek ister. Kapı eşiğine yatar.

Gözleri  görmeyen Taptuk Emre’ye “Yunus geldi” denilir. Eğer Taptuk Emre “hangi Yunus” derse Yunus Emre gönülden çıkmış demektir. Fakat Taptuk Emre’nin cevabı: “Bizim Yunus mu” olur ve bizim Yunus bağışlanır.

Yunus Emre bir gönül adamıdır ve ona aşk şarabını içmek nasip olmuştur. Ve şöyle dillendirmiştir:

Aşkın şarabından içem

Mecnun olup dağa düşem

Sensin dünü gün endişem

Bana seni gerek seni

 Allah aşkıyla gönlü yanmıştır gönül adamının. Ne güzel anlatmıştır aşıkın halini:

Ben yürürüm yane yane

Aşk boyadı beni kane

Ne akilem ne divane

Gel  gör beni, aşk neyledi?

Halk edebiyatı ve tasavvuf şairi olan Yunus Emre, şiirlerinde Allah sevgisini, insan sevgisini, gurur ve kibirden uzak durmayı, erdemli olmayı, ilim ve irfan konularını işlemiştir.

Gerçek  Dost’u bulan ve ona sımsıkı sarılan Yunus Emre,  

Yunus Emre var yanına

Koma bu günü yarına

Yarın Allah divanına

Varam Allah deyu deyu

İnsan sevgisiyle evrenselliği yakalayan Yunus Emre, şiirlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmış ve ilahi türünün en güzel örneklerini vermiştir.

Şiirleri “Divan” adlı eserinde toplanmış, didaktik özellikler taşıyan “Risaletü-n Nüshiyye  (Nasihatler Kitabı) mesnevisiyle tanınmıştır. 

    Bir garip öldü diyeler

    Üç günden sonra duyalar,

    Soğuk su ile yuyalar

    Şöyle garip bencileyin.

Sözlerinin sahibi Yunus Emre, 1320 yılında Hak’kın rahmetine kavuşmuştur.

Eskişehir Sarıköy’de türbesi bulunan Yunus Emre’nin kabrine dair birçok tevatür bulunmaktadır.

Kategoriler: Örnek Kişilik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.