HAYAL MEYAL

Ayşenur Kaplan tarafından tarihinde yayınlandı

“Merak ediyorum, tüm insanlar yanlarına sinsi bir gölge gibi sokulan, yüzünü başka bir tarafa çevirmişken bir anda arkasında bitiveren ölüme aynı tepkileri mi verir acaba? “

Ağır bir hastalığınız olduğunu öğrenseydiniz ne yapardınız? Ağlar, sızlar, isyan eder sonra belki de yirmi yılda yapamayacağınız şeyleri bir güne sığdırmaya çalışırdınız. Peki bu hastalık bencilliğimizse!

Kendi içinde kaybolan hayal meyal bir adamın aforizmalı cümlelerin eşlik ettiği hayat hikayesi ile karşınızdayız.

Patika topluluğu okuyucularımızı Tarık Tufan’nın “Beni Onlara Verme”  kitabıyla ile tanıştırmıştık. Şimdi bir çay demleyip bu soğuk kış gününde battaniyenizi de alıp “Hayal Meyal” ile sohbetimize çayımızı yudumlarken devam etme vakti…

Bize milyonlarca yıl uzaklıkta(!) bir ölümden bahsediyorduk  değil mi ?

“Fakat ölüm duygusu gelip benimle aynı odayı paylaşmaya başlayınca, aynı koltukta benimle yan yana oturmaya başlayınca…” Milyonlarca yıllık mesafemizdeki ölümle burun buruna kalınca geçmiş ile gelecek arasında yalpalayıp durursunuz . Geçmişe dönmek istesek oranın aslında bıraktığınız yer olmadığını fark edersiniz . Bu yüzden geleceği hızlandırılmış bir film gibi yaşamaya çalışırsınız. Siz bu filmde kendinize konuşacak yer bile ayırmadığınızı fark edersiniz.Kurgusal yaşam oyunu karşında anlatacak o kadar çok şey varken  uzun susuşlar eşlik eder size. Susmak ve konuşmak size aynı mesafede iki eylem değil midir ? İnsan en çok konuşması gerektiği yerlerde heybesindeki kelimeleri zihnine hapsedip susmayı tercih etmez mi ?

Sizler kaç haykırış dolu susuşlara denk geldiniz?

Nefes saatçisi Nurettin Efendi dükkanındaki bütün saatleri altıya on geçe de durdurmuşken aslında Mukaddes’le sekiz yıl önce o vakitte kaldığını bize haykırmıyor muydu?

“Bir aşkın, bir ölümün,bir merakın,bir hüznün,bir ömrün arasında dolaşıyordu akreple yelkovan.”

“Ben çektirdiğim ilk vesikalık fotoğraftaki yüzümü arıyorum.

Ben çektirdiğim ilk vesikalık fotoğraftaki yüzümü arıyorum.

Ben çektirdiğim ilk vesikalık fotoğraftaki yüzümü arıyorum.

Ben seni arıyorum.”

Kitabın içeriğini bir sır gibi isminde saklayan Hayal Meyal son sayfalarında bizi oldukça şaşırtıp “hepsi yani hayal miydi” cümlelerini dedirtiyor. Kitabın dilinde Tarık Tufan’ın naif ve kendine has üslubunu her cümle de hissediyorsunuz. Kitap 126 sayfadan olup dilin de akıcı olduğu için yolculuklarda okumayı tercih edebileceğiniz bir kitap niteliğindedir.  Okura yarım kalmış hissi veren kitabın sonu okuyucu doyuramayıp daha bağlayıcı olabilirdi eleştirisini de beraberinde getirmektedir.

Leyla Akın

Kategoriler: Kitap ve Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.