CANIM KARDEŞİM

admin tarafından tarihinde yayınlandı

  Ağzından sigarası eksik olmayan Murat ve elinden dergileri eksik olmayan Halit çok yakın iki arkadaştır. Gündelik işlerle hatta küçük çaplı dolandırıcılıklarla hayatlarını sürdürmektedirler. Dışarıdan çok vurdumduymaz görünen karakterler filmde o kadar iyi işlenmiş ki; Murat’ın sigarasını içişinden Halit’in kadınlara bakışından aslında iç dünyalarında çok da vurdumduymaz olmadıkları anlaşılmaktadır.

Murat babasından ve erkek kardeşinden oluşan ailesinden bir üyesini kaybedince erkek kardeşine karşı sorumluluk almaya başlar. Amaçsız hayatına amaç bulmuş da denilebilir sanırım. Kardeşi Kahraman ile Kahraman’ın öğretmeninin uyarısı ile daha çok ilgilenmeye başlar hatta başlarlar, çünkü Murat ve Halit nerdeyse her şeyi beraber yapan iki dosttur.

Hep hayatında olan hatta hayatının bir parçası olan yoksulluk ve babasının ölümüyle üzerine yüklenen sorumluluk ona zaten yeterince ağır gelirken erkek kardeşinin kanser olduğunu öğrenmesiyle daha karamsar olmaya başlar onun-onlar için hayat. Derken kardeşinin çok büyük bir istekle televizyon istemesi onları bu karamsarlıktan bir nebze koparır ve yeni bir amaç edinmelerini sağlar, kardeşleri Kahraman için bir şekilde televizyon bulacaklardır.

Etkileyici konusuyla, kaliteli oyunculuklarıyla, gerçekçi senaryosuyla, kaliteli çekimleriyle ve neredeyse her şeyiyle izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum, naçizane.

Seyir keyfini arttıran oyuncular filmdeki kaliteyi arttırmışlar.

Bitirmeden önce filmle ilgili başka bir konuya değinmek istiyorum izninizle.

Bulunduğunuz sokakta yürüyüş yaparken bir adam ve adamın eşeğini görüyorsunuz her şey çok normal, fakat adamın eşeğine Abdullah diye seslendiğini fark ettiğinizde de her şey normal olmaya devam eder mi sizin için…

Bu durumdan rahatsız olsanız bile dönüp adama “Neden böylesine değerli ve manevi ismi basitleştirecek hatta belki komik duruma düşmesine neden olacak şekilde kullanıyorsunuz?” diye sorsanız muhtemel cevabı; Sana ne, olurdu. Belki daha kibar şekilde söylerdi; benim eşeğim benim kararım, gibi. Ama adamın demek istediği her şekilde aynı şey, seni ilgilendirmez.

Yani filmde, eşeğe Abdullah isminin koyulmasını film sorumlularıyla tartışmaya girsek; sorumlular, biz böyle istedik dahi diyebilirler. Elbette bir yere kadar karışabiliriz filmlerine, ama bunun doğruluğunu açık sözlükle de tartışabiliriz, haklı olarak. Evet, haklıyız çünkü sizin için hiçbir anlam ifade etmese de, başkaları için oldukça yüksek anlam ifade eden şeyleri anlamsızlaştırmaya hatta çirkin anlamlar yüklemeye çalışmanız rahatsız edici. Abdullah ismini duyunca ayağa kalkan insanları siper alırcasına binek hayvanına o ismi koymak ne kadar doğru…

Hiçbir şekilde kimseyi bu düşüncesizliği ya da düşünülerek yapılan bu hoş olmayan durumu yapmakla suçlamıyorum, haddizatında. Filmde eşeğe bu ismin koyulması illa çok kirli emeller içeriyor da demiyorum, ama hoş değil, bunu diyorum, naçizane…

Haddizatında…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.