BİRLER VE SIFIRLARLA İLETİŞİM

Hacer Sezik tarafından tarihinde yayınlandı

Hiçbir bebek konuşarak dünyaya gelmez ve bu insanları yaklaşık iki sene zorlar. İki farklı ırka mensup insan dili bilmeden konuşamaz. İletişim insanın yapı taşıdır. Hayatımızın kimi vakitlerde tüm problemlerini çözen, kimi vakitlerde de insan hayatında haylice problem yaratan bir organımız vardır, o da dil. İnsan sosyal bir varlıktır ve her daim konuşmaya iletişim kurmaya ihtiyacı vardır. Her zaman deriz ya hani, “Anlatınca rahatladım” diye…

   Peki ya makineler? Bilgisayarlar? Yani kısacası teknolojide bizimle konuşur mu? Muhabbet eder mi? Aslında bakarsanız bu bile artık mümkün. Gelişen yapay zeka sayesinde telefonlar bizim soruduğumuz soruları cevaplayarak bize geri yanıt verebiliyorlar. Özellikle Apple firmasının gelişimi bu konuda çok iyi diye düşünüyorum.
   Günümüzde gelişerek devam eden bir husus daha var aslında. Robotik kodlama. Kimi zaman birkaç parça legoyu birleştirerek, bilgisayara birkaç satır kod yazarak bir şeylere hükmedebiliyoruz. Sahi nasıl yapıyoruz bunu? Bilgisayarların dilinden konuşuyor olabilir miyiz? Bence öyle, artık biz de onun dilinden konuşuyoruz.
Dillerin kültürleri etkilediği tartışılmaz bir gerçektir. Peki kültürlerin ve teknolojinin dili etkilemesi hakkında ne söylenebilir? Aslında geçtiğimiz şu son on yılda bile hayatımıza o kadar çok kelime girdi ki, şu an ergen diye nitelendirdiğimiz insanlar ebeveynleri ile kuşak çatışması içerisinde kalıyor. “Anne ben youtuber olacağım” diyen çocuklar ve karşısında neye uğradığına şaşıran veliler. Eskiden yoktu ki bunlar, şaşırmakta onlar da kendince haklı ama değişen ve gelişen teknolojiye ayak uydurmak da gerekiyor.
Oktay Sinanoğlu’nun ‘Bye Bye Türkçe’ diye bir kitabı vardır, biliriz bunu çoğumuz. Kitabın ismi bile insana duyunca hüzün veriyor. Çünkü artık misafirlerimize dahi bye bye diyoruz. Allah’a emanet etmez olduk sevdiklerimizi. Görüşmek üzerelerimiz mazinin kollarında kaldı.
Sosyal medya günümüzün çığır noktası. Aslında en küçüğümüzden en büyüğümüze hepimize illa ki bir yerden dokunan teknoloji en çok bu yüzü sosyal medyada buluyor. Kelimeler sık sık kısaltılıyor, yenilenen arayüzlerle hayatımıza sürekli yeni kelime geliyor. Stalk, story, best friends gibi… Kimi zamanlar bana bu durum ürkütücü geliyor. Çünkü dil bir milletin hassas noktasıdır. Dil değişmeye başladıkça toplum da değişmeye başlar.
Peki bu durumlar nasıl önlenebilir? Tabii ki kendi işimizi kendimiz görerek. Hazır alıp yemekten vazgeçip, marketimize pazarımıza giderek pişirip yemeliyiz. Kendi yazılımlarımızı kendimiz yazmalıyız. Kendi telefonlarımızı kendimiz üretmeliyiz. Televizyonları, makineleri, robotları aklınıza her ne geliyorsa kendimiz üretmeliyiz. Dışa bağımlı olmadan kendi dilimiz ile kullanabilmeliyiz çoğu ürünü.
Ve eğitim eğitim eğitim… Her şeyin başı önce sağlık sonra eğitim. Kendi vatandaşlarımıza, çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miraslardan birisi dilimizdir. Teknolojinin hayatımıza kattığı değere sahip çıkarak ama özümüzü de değiştirmeden hayatımıza devam etmeliyiz. Onlara bunları küçükten öğretmeliyiz. Örneğin, babam ben kuzen dediğimde hep kızardı bana. Teyze kızı, amca kızı derdi. Bizde bunları baz almalıyız belki. Kendimiz kelime üretmeliyiz kimi zaman. Follow değilde takip etmek desek ne olacak sanki? Dilimiz mi aşınacak? Diğer türlü aşınıyor da…

Artık yerimizden kalkmadan bir şeyler öğrenmeye açığız. Birçok yerden dil öğrenebiliriz. Uzaktan eğitimler, bilgisayar yada telefon uygulamaları bize bu konuda çok kolaylık sağlayıcı niteliktedir. Yabancı ülkelerden mektup arkadaşları edinebiliyoruz mesela. Dil gözetmiyoruz kimi zaman da… Artık çevirip hemen konuşabiliyoruz. Hatta sesimizi bile çevirip yolluyoruz. Sizi bilmem ama ben hep hayret ediyorum.

Teknoloji hayatımızın her alanında var ve olmaya devam edecek. Bunu engellemek ne doğru bir şey, ne de mümkün. Çünkü insana hizmet olan her şeye insanın ihtiyacı vardır. Ama unutmayalım ki, bizim bir vatanımız, bir bayrağımız, bir dilimiz ve bir dinimiz var. Sahip çıkabilip nesiller sonrasına bozmadan taşıyabilmek duası ile… Hoşça kalınız.
Hacer SEZİK

Kategoriler: Teknoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.