Bir Göbeklitepe Romanı

Saadet Başaran tarafından tarihinde yayınlandı


Kitabın adı: Akşam Yıldızı
Yazarı: İskender PALA
Sayfa sayısı: 250
Yayınlanma tarihi: Aralık 2019
Yayınevi: Kapı Yayınları


Her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır. Uzun yolculuklarımız bir adımla başlar. Hayat filmimizin senaryosu doğumla başlar. Çizeceğimiz yollar aldığımız kararlarla başlar. Bir şeylerin var olması için başlangıç kaçınılmazdır. Peki ya henüz doğayı keşfetmenin başlangıcındaysak, ekip biçmek nedir bilmiyorsak ve bir arayış içinde dönüp duruyor ve her şeyi sorgulamak derdine düşmüşsek… Bu ay konumuz tam da bu; Başlangıç. Kitabımız ise ilkel insanın 12 bin yıl önceki uzun yaşantısına kısa bir yolculuk yaptırıyor. Tahmin ediyorum ki siz de yıllar öncesindeki gizemli yaşamı merak ediyorsunuzdur. İskender Pala’nın bu güzel eserinden biraz bahsedelim.


Kitap 12.000 yıl önce inşa edilen gizemli mabet Göbeklitepe etrafında kurgulanmış. Kitaba ismini de veren Akşam yıldızı, Sabah yıldızı, Zühre gibi adları olan ve güneş ile aydan sonra gökyüzünün en parlak yıldızı “Venüs” ün şahitliğinde anlatılan bir geçmiş yaşantı. Hz İdris ve Hz Nuh’un var olduğu, insanlara giyinmeyi, güzellikleri ve yaratıcının buyruklarını açıkladığı bir çağ. Kopan bir Tufan ve kurtulan bir kadın, bir adam, bir çocuk ve bir köpek. Yaşanılan ayrılık, yıllarca birbirini arayan iki insan. Babasının “Öğreteni ara, hakikati bul” öğüdünü kulağına küpe yapıp arayış içine düşen bir adam. O zamanki insanların yaşantıları, doğada henüz avcı toplayıcıyken insanların iş bölümü yapışı, yaşantıları ve doğayı keşfetme maceraları… Buğdayın keşfiyle birlikte ilk yerleşik hayata geçiş… Kısaca her şeyin başladığı zaman dilimine kısacık ama merak dolu bir yolculuk.

Kitaptaki diyalogta geçtiği gibi:
Anlatayım mı sana?

Neyi?

Gördüklerimi. Mabetteki gizemi. İlk yalanı…ilk savaşı…ilk buğdayı… Ve senin merak ettiğin her şeyi.

Burada Hz. İdris’ten biraz bahsedelim. Dinler Tarihi İdris(a.s) ın tıpkı Hz.İsa gibi göğe çekildiğini söyler. Bir meleğin kanadıyla yedi kat göğe yolculuğa çıkar ve tabiattaki unsurlar kendisine öğretilir. Güneş ve Ay’ın hareketleri gibi ilmi kitapta yazması ve insanlara öğretmesi istenir. İdris kelimesi de “Ders anlatan, öğreten” anlamına gelir. İslam kaynaklarına göre Hz.İdris’e ilahi mesajları içeren 30 sahife indirilmiştir. Yazı yazmak, dikiş dikmek, yıldızları incelemek, tıp ve bitkilerin sırları gibi pek çok ilim ve sanatı insanlara öğretmiştir. İlk defa demiri keşfedip aletler yapan, ziraatı geliştiren ve deriden elbise dikmeyi öğreten kişidir. Yıldız ve hesap ilmiyle ilk ilgilenen kişi olduğu için Antik Yunan filozofları ona “Hermes’ül Hakîm” demişler. 243 yıl boyunca durmadan öğretmiş ve dünya huzur ve barış dolu bir yer olmuştur. Günümüzden 12 bin önceye tekabül eden Hz.İdris’in yaşadığı zamanlar, Göbeklitepedeki yerleşik hayata geçiş dönemiyle örtüşür.


Doğrusu kitabı okuduktan sonra medeniyet, adalet ve ilkellik kavramlarını düşündüm. İlkel denilen o insanların “Avcılık yaparak Yer Ana’nın evlatlarına ve Yer Ana’ya karşı yeterince adil olabildim mi?” diye düşünmeleri, “Yaptıklarının hesabını vereceğine inanan birisi inanmayana göre daha çok paylaşır, yardımlaşır ve dürüst yaşar” bakışı, her şeyi yaratan ve ona Ulu Ruh dedikleri yaratıcının farkında olmaları ve yeryüzünde kötülük henüz pek bilinmezken adalet temelli yaşayışları… Sonra küçükken, kam’lar tarafından lanetli kabul edilip öldürülmesi istenen bir çocuğun ölmeyip büyümesi ve yalanın ve kötülüğün bilinmediği insanlara tüm bu kötü şeyleri öğretmesi…
Okunması ve üzerinde günümüz de göz önünde bulundurularak düşünülmesi gereken, yazarının kitaba başlamadan önce 48 tane bilimsel kitap devirdiği bir eserden bahsediyorum. Umarım zihinlerimizdeki kalıplaşmış kavramları yeniden düşünmemize sebep olur.
Ali Ural‘ın sözüyle tamama erdirelim.
Üzülme güzel son, güzel başlangıçların olacak.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.