DİYAR-I MEÇHULE GİDEN YOL: TİBET

Ayşenur Kaplan tarafından tarihinde yayınlandı

Uzaklarda, çok uzaklarda…

Bilinmezliğin kapısı niteliğinde…

Yasaklı, korunaklı ve dünyadaki en yüksek konuma sahip bir ülke…

Dünyanın çatısı…

Tüm dünyadan izole, bir avuç halkıyla her şeyden bertaraf olmuş…

Tibet, dünyadaki en yüksek başkente sahiptir. Bilinmezliği, gizemiyle tarihten günümüze merak edilmiş ve keşfedilecek bir toprak olarak görülmüştür.

Tibet bu günkü bu bozulmamış, saf halinin korumak için zorlu mücadeleler vermiş bir ülkedir. Bu hali korumak için de çözümü tüm sınırlarını kapatmakta bulmuştur.

Tarih boyunca bu bilinmezliği ve gizemi merak konusu olmuş ve özellikle sanayi devrimi sonrası sömürge faaliyetleri döneminde çok daha fazla tabiri caiz ise tacize maruz kalmıştır. Tibet hükümeti çözümü sınırlarını tüm yabancılara kapatmakta bulmuştur. Hindistan’ı elinde bulunduran İngiltere Tibet’i de almayı ve Rusya’ya karşı üstün konumda olmak istemiş fakat Tibet geçit vermeyen dağların arasında yüksek ve bilinmez konumuyla buna pek müsaade etmemiştir. İngiltere çözümü illegal yollarda bulmuş ve bir ajan ile alışılmadık yollarla Tibet’i keşfetme çabası içerisine girmiştir.

Tibet’e o dönemde girmenin iki yolu vardır; ya bir keşiş olarak hac yolculuğu için girilecek ya da bir tüccar olarak ticaret için girilecektir. İngiltere’ye istihbarat sağlayacak ajan ilk yolu seçerek bir keşiş kılığına girmeye karar verir. Çok dikkatli olmak zorundadır zira Budist olan Tibet’te deşifre olmasının bedeli ölümdür. Keşiş kıyafetlerine bürünür, bir elinde Budist tesbihi, bir elinde dua tekerleği denilen Budist rahiplerin kullandığı bir yuvarlak kutu ile yola revan olmuştur. Her adımı belirli bir santimetredir ve aynı ölçüdedir. Tesbihin tanelerini ölçümlerini aklında tutmak için kullanır, dua tekerleğinin içine ise yaptığı ölçümleri kaydeder. Amacı tüm Tibet’in ve başkent Lhasa’nın haritasını çıkartıp, sınır ölçümlerini yapmaktır. O devre kadar kimsenin Tibet’te böyle bir çalışma yapması mümkün olmamıştır o yüzde hiçbir devlet Tibet’in ne büyüklükte bir ülke olduğunu bilmiyordur. Bu tarihin en alışılmadık istihbarat çalışmasıdır ve alışılmadık olduğu kadar da tehlikelidir. Eğer keşiş olarak gittiği bu yolculukta teşbihinin tanelerinin eksik, dua tekerleğinin de yaptığı ölçümlerle dolu olduğu anlaşılırsa, çalışmalarını İngiliz Hükümetine ulaştıramadan idam edilir. Uzun ve zorlu çalışmayı başarı ile tamamlar ve hiçbir şekilde yakalanmadan yaptığı ölçümleri ve hazırladığı haritaları İngilizlere teslim eder.  Bu enteresan hadise izole bir toprak parçasına duyulan merakın ürünüdür en başta. Şu da var ki sömürgeci ülkelerin güç gösterilerinin sonuçları hayallerimizin ötesindedir.

TİBET KÜLTÜRÜ

başkent Lhasa

Tibet 4900 rakımlı başkenti ile dünyanın en yüksek ülkesidir. Çevresini kaplayan himalayalar sayesinde kültürü bozulmadan kalabilmiştir. Yaşam koşulları zorludur bundan dolayı da nüfusu azdır.

Tibet’nin tarihi neolitik çağa kadar gider. Tibet efsanesine göre halkı bir göksel varlık ile maymundan meydana gelmiştir. İlk devirlerde Tibet’in Bon dini adı verilen şamanizme benzer bir dini vardı. Daha çok büyünün bulunduğu bu din budizm’in gelmesi ile Budizm ile karışarak bugünkü Tibet budizmi halini almıştır.

Bugünkü Tibet halkı Moğol kökenlidir. Dinleri Tibet Budizmi olarak bilinen Lamaizmdir. Budizm din olmaktan çok ahlaki öğretiler bütünüdür. İnsanı içsel yolculuğa çıkararak nihai hedef olan nirvanaya ulaştırmayı amaçlar. Tibet budizm’i de budizmin bir koludur. Lideri dalai lama adı verilen ruhani liderlerdir. Tibet tamamen teokratik bir devlet olduğundan Tibet’in yönetimi de dalai lamaya bağlıdır. Dalai lama makayana tanrısının reerkarne olup tekrar vücut bulduğu kişiye verilen addır. Yani tanrının ruhunu içinde taşıdığına inanılır. En az 49 günlük bir sürede ortaya çıktığına inanılır. Dalai lamanın biri ölünce diğeri doğar ve dalai lamaya özel haller görülünce dalai lama ilan edilir. İlk dalai lama 1474 de ortaya çıkmıştır. Ve günümüzdeki dalai lama 14.südür. dalai engiz deniz, lama ile bilge anlamına gelir.

14. Dalai Lama

Günümüzdeki dalai lama Tenzin Gyatso şuan Hindistan’dadır ve sürgündedir. Çin 1950 yılında Tibet’i işgal ettiğinde binlerce Budist Tibetliyi katletmiş lideri dalai lama’yı sürgün etmiştir. Fakat O sürgünde de çalışmalarını sürdürmüştür. Pasif direniş diye adlandırılan bu çalışmaları sonucunda Nobel Barış Ödülü almıştır. Tibet 1950 yılından bu yana özerk bir devlettir. Fakat çeşitli yollarla Kültürel erezyona maruz kalmaktadır.

Ölüler kitabı

Tibet’i enteresan ve bilinmez kılan bir diğer öğe ise içerisinde çok ilginç bilgilerin ve bilinmezliğin de anlatıldığı Ölüler Kitabıdır. Tibet ölüler kitabı ölümden sonraki hayatın detayları ile anlatıldığı bir öğreti kitabıdır. Yüzyıllardır merak edilmiş olan ölüm sonrasını anlatan bu kitap her dönemde üzerine ilgi çekmeyi başarmış bir kitaptır.

Tibet’te Hac yolculuğu oldukça meşhur ve zorludur. Dağlarla kaplı olan bu coğrafyada büyük bir yuvarlak çizilerek saat yönünde tur atılır. Yolculuk boyunca tamamen yere yatılarak ritüel yerine getirilir. Defalarca yapılan bu hareketle birlikte yolculuk zorlaşır.

dua tekerleği

Tibet budizminde rahipler dua tekerleği kullanırlar içerisinde kutsal metinden parçalar bulunan bu tekerlekler döndükçe duaların enerjisinin yeryüzüne dağıldığına inanılır. Rahipler 100 taşlık teşbihler kullanırlar. Bu teşbihler hac yolculuğu sırasında budhanın adını anmak için kullanılır. Yolculuk sırasında edilen dualar dua bayraklarına yazılarak asılır. Her rengin farklı bir anlamı bulunur.

Tibet ile alakalı ‘Tibette Yedi Yıl’ filmi tibete olan merakımı arttıran bir filmdir. Naçizane tavsiyemdir. Filmin eleştirisi Patika’nın sinema kategorisinde mevcuttur.

Tibet’e bakınca, Tibetli rahiplere bakınca şunu hatırlattım kendime; batıl da olsa bağlandıkları öğretiler uğruna zorlu mücadeleler veren bir ülkedir Tibet. Bizler hak bir dava, hak bir dinin mensupları olarak ne gibi mücadeleler veriyoruz… Tibetliler batıl olan dinlerini ve kültürlerini muhafaza için bedeller öderken ve mücadeleler verirken, bizler dinimize saldıranlar ile içsel veya dışsal tepkiler verebiliyor muyuz… sekülerleşme çabaları ile dinimize ve kültürümüze yapılan saldırıları fark edebiliyor muyuz…

Tibet zorlu ve alışılmadık ritüelleri ve acılı tarihi ile bambaşka bir ülkedir.

Halen bilinmezliklerin bulunduğu bir meçhuller ülkesi…

Halkı ve lideri sürgü edilmiş yasaklı bir ülke…

Tibet dünyanın çatısı, ufuklar ötesinde bambaşka bir ülke…

KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/Tibet_Budizmi

https://www.milliyet.com.tr/gundem/dunyanin-catisi-olarak-bilinen-tibet-nasil-bir-yerdir-2659144

https://studybuddhism.com/tr/tibet-budizmi/budizm-hakkinda/budizm-dunyasi/budizm-in-turleri

https://www.internethaber.com/dalai-lama

https://www.turkcebilgi.com/dalay_lama

https://m.bianet.org/bianet/insan-haklari/19390-tibet-kulturu-ve-dili-koruma-altinda

http://www.nasuhmahruki.com/tibette-din-budizmde-hac/


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.