SONLU DÜNYANIN SONSUZ RUHU

Saadet Başaran tarafından tarihinde yayınlandı

Kitabın Adı: Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler

Hazırlayan: Emine Sevim

Sayfa Sayısı: 320

Yayınevi: Bilge Kültür Sanat

Efendim bu ayki derdimiz Uhuvvet yani kardeşlik. İnsanların en yakınlarının bile birbirine bu kadar uzak olduğu, insanın bir başkasını tanımaya bu derece isteksiz olduğu ve her şeyin bireyselci doğrultuda ilerletilmeye çalışıldığı şu zamanlarda ele alınması hatta derinlemesine kafa yorulması gereken bir kavram üzerine konuşacağız bu ay.

Kardeşlik dediğimizde ilk aklımıza gelen şey kan bağıyla birbirine bağlı olmak olsa da iş o kadar da basit değil aslında. Kardeşliğin de her konuda olduğu gibi çeşitleri var. Bunlardan bir tanesi tüm insanların ortak atası olan ilk insan Hz Adem ve Hz Havva’nın çocukları olmak hasebiyle yeryüzündeki her bir insanın kabul etseler de etmeseler de kardeş olmalarıdır. Diğer çeşidi kan veya süt bağıyla olan kardeşliktir. Sonuncusu ve bizi diğerlerine nazaran konu itibariyle daha çok ilgilendiren kısım, din bağıyla oluşan kardeşliktir. Kardeş olmak demek bazı sorumlulukları da omuzlanmayı gerektiriyor. İlk olarak tüm insanların kardeş olması konusuna bakacak olursak Kur’an’dan bir ayeti hatırlayalım.

“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için sizi milletlere, sülalelere ayırdık…”

Hucurat Suresi, 13.ayet

Demek ki farklılıklarımız kendi dünyalarımıza, bizde olmayan renkleri de dahil edebilmek içinmiş. Söz gelişi bir beyaz tenli bir siyah tenliyle tanıştığında ondaki duyguların kendisininkiyle aynı olduğunu anlar, onun yaşadıklarını kendinin de yaşadığını görür, aslında birbirlerinden çok da farklı olmadıklarını düşünür. Karşısındaki insanın özünde parıldayan iyiliği ya da ortak duyguları fark eder. O zamana kadar kendini hep üstün sanan insanın aslında ortada fıtrattan gelen farklılık dışında pek de fark olmadığını düşünür ve o ana kadar taşıdığı kibir yükünü yere indirip hafifler. Hep söylendiği gibi, asıl marifet benzerliklerde değil farklılıklardadır. Önemli olan grinin tonları değil araya mavi ve yeşil de koyabilmektedir. Kan bağıyla olan kardeşlik hepimizin malumudur. Gelelim din bağı ya da başka bir ifadeyle aynı inanç ve ülküyü paylaşan kişiler arasında olan kardeşlik bağına. Peki bizi inancımızdan dolayı kardeş kılan şey nedir? Kutsal kitabımızda Allah(c.c) der ki:

“Müminler ancak kardeştirler. O halde aralarında ihtilaf olan kardeşlerinizin arasını düzeltin..”

Hucurat Suresi, 10.ayet

Müslümanların kardeşliği üzerine düşünürken Rahmetli Ara Güler’in film benzetmesi aklıma geldi. Ben o benzetmeyi konumuza uyarlamayı yerinde buluyorum. Hayat, her karesi güzellikle doldurulması gereken bir filmdir demişti. Bizler her güzel veya kötü şeyin sona erdiği, vaat edilen günün geldiği o anı hayal ettiğimizde, kendi çektiğimiz filmi izliyor olacağız. Muhtemelen çoğumuz her bir karede yalnız olmak yerine sevdiklerimizle birlikte var olmak isteriz. Uhuvvet dediğimiz mefhum, her bir film karesindeki çoğulluğumuzdur, sevdiklerimizle aynı ülkü uğruna bir arada olmaktan duyduğumuz mutluluktur ve filmin adı İslam’dır. İslam bizi hayatın her bir karesinde bir arada tutmak, parçalanıp bölünmemize engel olmak ve tabiî ki kendi filmimizi izleyeceğimiz gün huzurlu olmamızı ister. Kardeşlik kitabını koyduğumuz tozlu raflardan indirmenin, tozlarını temizlemenin ve unuttuğumuz anlamının tekrar hatırlanmasının tam sırası. Belki de kitaba iyi çalıştığımızda birbirimize hakaret edecekken dilimizi tutar, vurmak için kalkan elimizi tutar, kin ve nefret dolu gözlerimize ayna tutar da kendimize bakarız. Kardeşi insanın sevdiği ve değer verdiğidir. İnsan, kardeşine kıyamaz.

Tüm bu yazılanların kitapla bağlantısı ne derseniz de şöyle derim; tüm bu yazılanlar, bedeni 13. Yüzyılda ama nefesi sonsuza yayılan, sevgi ve kardeşliğe adanmış bir ömrün meyveleri olan, her okuduğunda insanın hayret etmekten kendini alamadığı şiirlerinden damlayan katrelerden başka bir şey değildir. Yunus’un bir damlası tüm susamışlara yeter deyip bir damlayla bitirelim:

Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim sevilelim

Dünyaya kimse kalmaz

YUNUS EMRE (1238-1328)

Kaynakça

Sancar, F. (2014). TOPLUMSAL BİRLİĞİN İNŞASINDA ANAHTAR KAVRAM “KARDEŞLİK”: GAZALİ ÖRNEĞİ. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi2(4), 21-41.

ŞAHAN, R. (2015). İslamın Kardeşlik Anlayışı: Bir Vücudun Organları. Yakın Doğu Üniversitesi İslam Tetkikleri Merkezi Dergisi1(1), 113-140.


Saadet Başaran

Yemeyi, içmeyi ve gezmeyi çok seven, insan ruhunun labirentlerinde dolaşma yolunda olan, kitapları en iyi dostu gören, çok okuyan mı bilir çok gezen mi sorusuna okuyarak gezsek nasıl olur diye cevap veren, çocukluğunda bir dönem Judo ile ilgilenen ve şu an da özlemini çeken, daha gerçekleştirmek istediği bir sürü hayali olan insanlardan biri...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir