Kaç para kardeşim bi diriliş?

Kevser Döne tarafından tarihinde yayınlandı

Gerçekten en çok istediğimiz şey aslında en çok ihtiyacımız olan şey midir? İhtiyaçlarımız doğrultusunda mı hamlelerde bulunuyoruz ben emin değilim. En büyük hayalin ne diye sorduklarında “iyi insan olmak” derdim hep. Peki benim iyi bir insan olmaya gerçekten ihtiyacım var mıydı? İhtiyacım varsa bile iyi bir insan olmak ne demek? Daha doğrusu “iyi” ne demek? Kafamda çok soru var ama iyi bir insan olmak sanırım müslümanca yaşayan insan olmak demek diye kendi kendime cevap verebilirim. Sonuçta bu dinin geliş sebebi bizim mutluluğumuz değil midir. Şartlarını herkes yerine getirirse hepimiz şüphesiz mutlu olacağız. Aynı zamanda iyi insanlar hep iyi insanlarla karşılaşır denir ya bende böyle inanıyor, böyle yaşamaya gayret ediyorum ve kendime bu yönde telkinlerde bulunuyorum. Ne kadar başarılı olduğum tartışılabilir. Zarar verdiğim insanları gördükçe kahroluyor faydalı olduklarımı gördükçe şükrediyorum. Evet kabul ediyorum ben zarar veriyorum. Bencillik değil bu, bu başka bir şey ama adını koyamıyorum. Hele birde çok sevdiklerimi doğduklarına doğacaklarına pişman ediyorum. Sahi yok mu bunun ortası? İşte bu noktada çaresizlik baştan ayağa beni sarıyor ve yaşama dair tüm hayallerim, heveslerim tükeniyor. Sürekli bir düşüş sürekli bir sendeleme “yetti garii” deyip o düşülen yerden kalkmama halleri falan hepimize tanıdık geldi mi? Gelmiştir muhakkak. Pes mi edelim peki? Olduğumuz yerde kalıp ölümü mü bekleyelim veya kendimizi mi öldürelim napalım sahi? Yo yo yo. Ölümü de hak etmeli insan. Ölüm nasıl hak edilir? Hayatta yaşamak istediğimiz şeyleri islamın kuralları çerçevesinde yaşayıp geriye pişman olamadan dönüp bakabiliyorsak hak etmişizdir. Yaşamın anlamını kaybetmek diye bir şey yok. Yaşam daima anlamlıdır ancak biz anlamı farklı yerlerde arıyoruz orası başka. Bazen bazı şeylerin peşini bırakırsak daha kötü olacağını düşünürüz ancak tam tersi daha hayırlı olur genellikle. Bunu kabul etmeliyiz.
Kabul etmek ve affetmek ne kadar da yüce davranışlar değil mi? Affetmek hele o gönülde var olan alev topunu söndürmek ne kadar da insanı rahatlatan bir eylem.
Arkadaşlar bu hayat kendimize ait. Dünü, yarını düşünerek dağıtmayalım şu mavi çatılı şatomuzu. Dağınıklığın içinde kaybolmayalım. Var olalım, baş kaldıralım, kendi hayatımızın iktidarlığından bizi indiren darbe güçlerini çökertelim. Kendi kıymetimizin hiç kimseden az olmadığı gerçeğini artık kabul edelim. Başkaları için yaşamadan, hatta bazıları da olmadan bu hayatı yaşamayı bilelim. Bu dünyada hala varlığımız devam ediyorsa bu bizim çok önemli bir rolümüzün var olduğunu göstermektedir. Belki de şuan bu rolü yakalayamadık ancak bir gün o role de kavuşacağız. Biliyorum sabır lazım o da bizde fazla kalmadı ancak o role kavuşmak için de yürüyeceğimiz yollar bile ayrı bir anlama sahip. Tıpkı hamilelik gibi. Ele alınan, gözleri açılmamış bir bebek gibi meyvelerimiz olacak. Bu sürecin bile ayrı bir keyfi varken bu keyifli zamanın dahi kıymetini bilmeliyiz. Biz bilemezsek bizim adımıza kimse bilemez ve bize bizden başka kimse bildiremez. İnanırsak başaracağız. Önce kendimize inanalım ve bir diriliş için bismillah diyelim.


Bugün de yaşamak için çok güzel bir gün çok şükür…

Kevser Döne


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir