Dostun Diğergamı Makbuldur.

Yürüyorum caddeleri usulca… Geçiyorum dünya hengamesinde durdurak bilmeyen duraklardan, Otobüse, taksiye, dolmuşa binen inen bekleyen kim varsa gözlemliyorum. Kimler bugün hangi nimetlerle rızıklandırıldı, düşünmeden edemiyorum. Kafalarında hangi elem ve sevinçleri taşıyorlar, bunu insanların yüzlerinden anlamaya çalışıyorum. Zihnime nüfuz eden bu düşüncelerden kurtulup asıl konuya dönüyorum. Soruyorum kendime diğergamlık ne diye ama sonra zihnim yine dağılıyor, insanlar dağıtıyor dikkatimi. Bu insanlardan kaçı diğergam kaçı insanlara gam bilemiyorum ama düşünüyorum. Bunları düşünürken bilet alıp karşı durağa geçiyorum …

SONLU DÜNYANIN SONSUZ RUHU

Kitabın Adı: Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler Hazırlayan: Emine Sevim Sayfa Sayısı: 320 Yayınevi: Bilge Kültür Sanat Efendim bu ayki derdimiz Uhuvvet yani kardeşlik. İnsanların en yakınlarının bile birbirine bu kadar uzak olduğu, insanın bir başkasını tanımaya bu derece isteksiz olduğu ve her şeyin bireyselci doğrultuda ilerletilmeye çalışıldığı şu zamanlarda ele alınması hatta derinlemesine kafa yorulması gereken bir kavram üzerine konuşacağız bu ay. Kardeşlik dediğimizde ilk aklımıza gelen şey kan bağıyla birbirine bağlı olmak olsa da …

RENK, ADALET VE KİBİRLİ İNSAN ÜZERİNE

Kitap Adı: Bülbülü Öldürmek Kitap Yazarı: Harper Lee Sayfa Sayısı: 357 Yayınevi: SEL Yayıncılık Basım Tarihi: 7. Baskı Temmuz 2015 İnsanlar olarak yeryüzündeki en gelişmiş ve akıllı varlıklar olmamıza rağmen bazen hiç anlayamadığımız şeylerle karşı karşıya kalırız. Benim akıl yürüterek açıklayamadığım konulardan biri insanın benmerkezci özelliği ve kısa ve esnek olmayan çapıdır. Kendimizi giderek dünyadan uzaklaşan, atmosferden çıkan, yıldızları ve galaksileri de geçen bir aracın içinde hayal edelim. Gittikçe dünyadan uzaklaşıyoruz ve her şey küçülmeye …

İSTANBUL ŞAİRİ

Ne harâbiyim ne harabâtiyim Kökü mâzide kalan bir âtiyim Sözlerinin sahibi olan Yahya Kemal Beyatlı, her ne kadar geçmişimizin duayen şairi, kıymetli cevheri olsa da bir o kadar geleceğimizin adeta bir deniz feneridir. Zaten bu dizeleriyle de ne geçmişe ne de geleceğe bağlı olmadığını, ikisinin arasında bir köprü olduğunu, geçmiş ve geleceğin sentezlenebileceğini bize anlatmış ve yaşamıyla da bize kanıtlamıştır. 2 Aralık 1884 tarihinde Üsküp’te dünyaya gelen şairimiz, ilk öğrenimine 1889 yılında Üsküp’te Sultan Murat …

DUYULMAYAN BİR FİGÂN

Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun sevgili okur, Bu ayın konusu serbestti ve düşünmeye başladım ne yazsam acaba da kalemin kurşunu işlese kağıda? Ne merhem olsa yüreğime, yazmanın duygusal boşalımının ne üzerine etki etmesine karar versem bilemiyorum Ve dalıyorum kalbimin kuytu köşesine. Yalnızlık üzerine kurşun kağıda işlercesine yazmaya karar veriyorum. Yalnızlık deyince birçok kişi tek başınalıktan dem vuruyor herkes yanına bir insan bulamayışından yakınıyor. Fiziksel uzaklık elbet insanı yalnız hissettiriyor ancak duygusal uzaklığın getirdiği ızdırabı …

İZLENİYORUM, ÖYLEYSE VARIM

Kitabın Adı: 1984 Kitabın Yazarı: George Orwell Sayfa sayısı: 350 Yayınevi: Can Yayınları Basım yılı: 70. Basım Nisan 2020 Mahremiyet, kişinin kendi sırlarını ve sınırlarını ifade eder. Hepimizin, sadece kendimizin müdahale edebileceği ve koruması gereken mahremiyet veya gizlilik sınırları vardır. İnsanlık zamanla kendini sürekli aşmaya çalışmıştır ve bu sayede teknolojide dev gelişmeler kaydedilmiştir. Bununla birlikte mahremiyet konusu da farklı sahalarda korunması gereken bir esnekliğe ulaşmıştır. En önemli mahremiyet alanı bedensel mahremiyetin yanında teknolojik mahremiyet konusunda …

SAMİHA AYVERDİ

“Susarız; zira çok defa düşüncemizin afet kesilmiş dehşetine denk olan ifade, söz değil sükûttur.” Der Samiha Ayverdi.  Sükût, sessizlik gibi görünse de çoğu zaman zahir etmektir, zuhurdur.Sükût, batın olanı göstermektir fakat bunu söz gibi açıktan açığa yapmaz. Mahremiyeti koruyarak, tahsis ederek gösterir. İşte tüm sözlerinisükût ederek söyleyen, bu sırra nail olan, sözcüklerin mahremiyetine sadık olan Samiha Ayverdi, Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazardır. 25 Kasım 1905’te Şehzadebaşı semtinde, İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızı olarak dünyaya gelmiştir. Sosyal …

MAHREMİYET TOPLUMU: HUNZALAR

Gittikçe şeffaflaşan dünyada kaybedilmeye yüz tutmuş en önemli olgu mahremiyettir. İnsanlık olarak her şeyi ortada yaşamaya meyilli hale geldik. Öyle ki yediğimiz yemeği, yaptığımız yürüyüşü bile sadece sosyal ağlarda paylaşmak için yapıyoruz adeta. İnsan, en çok gizlenmeye ihtiyaç duyan varlık oysaki. Görünen şeyler bu dünyada kıymetini kaybederken insan da mahremiyetini açtıkça kıymetini kaybediyor. Değişen dünyada hepimiz bir şekilde şeffaflaşırken, bir topluluk var ki her şeyden izole yaşıyor. Kendi küçük dünyalarında, her şeyleriyle korunmuş vaziyetteler. Mahremiyetini …

SEVDA VE ÇOCUK MAHREMİYETİ

Ne demişti Neşet Ertaş: ‘’yazma gurban oluyum sevda sırrınan olur.’’ Bu sözü duyunca mahremiyetin bu denli güzel anlatıldığı başka bir söz var mı bilemiyorum. …mektupların, şiirlerin taşıdığı sevdalar zarfa kilitli kalbe gömülü sevdalar. Sevda sırrı ve mahremiyeti üzerine sizlerle hasbihal edelim istiyorum. Gece sokak lambalarının aydınlattığı loş ışıktan kar tanesi aydınlığını izlemek gibidir sevda. Bir mektupla taşınan şiirlere konu olan aşkın mahremiyetidir sevda. Mektup ve zarf ilişkisinde bile bir mahremiyet gizlidir. Yazılan her ne ise …

KIRDAKİ ZAMBAK VE GÖKTEKİ KUŞ

Kitap Adı: KIRDAKİ ZAMBAK ve GÖKTEKİ KUŞYazar: SØREN KİERKEGAARDSayfa Sayısı: 55Basım Yılı: 1. Basım 2020Yayınevi: Pinhan Yayıncılık Bu ayın mercek altına alarak inceleyeceğimiz konusu olan “İdrâk” kavramına girmeden önce “Kierkegaard da kimmiş” diyenler için kısaca tanıtalım. Søren Kierkegaard, 1813-1855 yılları arasında yaşamış olan Danimarkalı filozof ve teologtur. Varoluşçuluk ekolüne bağlıdır hatta kurucularındandır diyebiliriz. Felsefesinde bireyi merkeze almıştır. Katı bir dini eğitim içerisinde büyümüş, mevcut Hristiyanlığın yozlaşmış olduğunu söylemiş ve eleştirmiştir. İdrâk kavramına, etimolojik olarak bakacak …